sohbet

Yeni başlangıçlar için geç kalmayın.

milyonları buluşturuyoruz içersinden özel sektör, kamu ya da serbest meslek ile uğraşan herkese kapılar sonuna kadar açık. Ayrımcılık, ırkçılık, dil ve tercih gözetmeksizin hizmetimizden yararlanın.

Sohbet'te Hoş Geldiniz

Hayatımıza biz yön verdiğimizi düşünüyoruz ama hayatımıza girenleri, çıkanları, hayatımızda var olanları yine de biz belirleyemiyoruz çoğu zaman.Kimi zaman sıradan kimi zaman sıra dışı hayatımız Sıradan ve sıradışı kavramlarının anlamını herkes kendi hayatına yükler… Bazı zamanlar öyle şeyler olur ki her şey üst üste gelir Zor günlerinizde her şeyin ters gittiği günlerde yanınızda olan insanları kaybetmemek gerek. Hayatı ıskalamamalı, sıkıca tutunmalı ve ümidimizi kaybetmemeliyiz. Hayat bu neyin nasıl gideceğini biz bilemeyiz ki Hakkın karşımıza çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim olmak gerekmiyor mu? Bırak hayat sana rağmen değil seninle birlikte aksın, bırak ne olacaksa olsun Bir de şu var biz hayatta hep her şeyin en iyisini, en mükemmelini istiyoruz e tabiki hayatında en güzelini Hayattan ne bekliyorsak önce biz onu ona vermeliyiz Hayat sende başlıyor aslında, sen kendini seversen hayatta seni sever eğer hayat hep sana dikenlerini gösteriyorsa merak etme gülün gelmesi yakındır İlle de bir şeye benzetecekseniz hayatı bataklığa benzetin mesela, içine gireni yavaşça dibe çeken bir bataklığa… Ve ille de ikiye üçe ayıracaksanız insanları buna göre ayırın; bataklığa girmeden etrafından dolananlar mesela daha başında uzun da olsa bir yolu sırtlamayı göze alanlar ve er yada geç başarıya ulaşacak olanlar, ve bataklığa girerek karşıya geçmeye çalışanlar mesela ama battıklarının farkına erkenden varıp hızlananlar ve sonunda karşıya geçenler, ve elbette bataklığa girdiğinin farkına varsalarda toparlayamayanlar battıkça batanlar elbette birde doğuştan farklı olanlar var yani bir şeyleri geçmek, güçlenmek için bir başkalarının üzerine basanlar güç kaybedenlerden güç kazananlar ki onları anlatmaya gerek yok insanlıklarını bir yerlerde bıraksalarda günümüzde en çok kıskanılanlar da onlar sanırım İnsan bir bataklığa girdi mi ya erkenden uyanmalı mevzuyu ve hızlanmalı bir şekilde, kurtarmalı kendini oradan ya da her geçen gün ağırlaştığı ve nefes almakta zorlandığı o bataklıktan bir başkası tarafından uzatılan bir dal sayesinde kurtulmalı. Aslında hayat yani bu belirsiz bataklık parayı yada statüyü düşünmeye gerek duyulmayacak kadar kısa bir olgu belki bugün öleceksiniz, belki yarın ve tabi belki upuzun bir ömrünüz olacak. Hiç birinin bir garantisi olmadığı gibi hiçbirine göre de yaşamamak gerek keza içlerinden birine şartlandırırsanız kendinizi çıkmaza girdiniz demektir. Ve işte hayatın bu belirsizliği nedeniyle sahip olduğunuza kaybetmemeniz gereken de çok az öğe vardır hepimizin yakinen bildiği ama nedense çok da kolay kaybettiğimiz şeyler bunlar; ailemiz, dostlarımız, aşkımız Dostluk biraz tesadüfi bir kavram sonuç itibariyle hangi çevrede doğduğunuz, hangi çevrede okuduğunuz yada çalıştığınız bu konuda belirleyici oluyor ama her çevrede, okulda yada işte dostunuz olmayı hak eden insanlar olacaktır burada devreye karşılıklı özveri, beklentisiz yapılan iyilikler ve zor zamanda yanında olmak gibi bir sürü şey giriyor ki tam da bu yüzden dostluk öyle hemen tanımlanabilecek yada hemen karar verilebilecek bir kavram değil bugün dostum dediğiniz bir insan ile yarın merhaba merhaba olabiliyorsunuz fakat yıllar sonra o kişinin gerçek dostunuz olmayacağının da garantisi yok, bu yüzdende onun size gerçekten dost yada sizin ona gerçekten dost olup olamadığınızın kararını çoğu şeyin hakimi zaman veriyor ve dostluğu bu nedenlerle bir sınava benzetecek olursak sınavın ne zaman biteceği de hiç belli olmuyor Ve kaderimizin düzgün yazılmasını ümit ettiğimiz bir diğer ve en kaybedilmemesi gereken şey; aşk! Arkadaşlığın, dostluğun aksine çok daha nadir çıkar karşınıza, ve hatta beklide yalnızca bir defa. Yarın ne olacağınızı bilmediğiniz bu hayatta kaybetmemeniz gereken en önemli şeyde bu yüzden sevginizdir İnsanın kendini görmezden geldiği, kendini değiştirebildiği yeryüzünde insan olduğu günden bu yana var olsa da sırrı halen çözülemeyen tek şey olan aşk hayatın belki de tek anlamı.Bu hayatta başka ne insana soğuk bir havada üzerine örtmek yerine bir yorgana sarılmasını sağlayabilir, bu hayatta hangi duygu yada madde insana yanında olmayan bir kişinin kokusunu hissettirebilir, yanında olmadığı halde tenine dokundurabilir? Bilmiyorum aşık oldunuz mu? Yani tüm fizik kurallarını hiçe saydınız mı? Dünyanın aslında kendi ekseni yada güneş etrafında değil de sizin için yalnızca onun etrafında döndüğünün farkına vardınız mı? Bugüne kadar kazandığınız yada kaybettiğiniz şeylerin aslında bir hiç olduğunun farkına vardınız mı? Bu yüzden duygularını söylemekten çekinen bir toplum olsak da sevdiklerinize gönülden bir Seni Seviyorum demeye çekinmeyin, söylemek için başka vaktiniz olmayabilir.