kalkıp gideceksin

3 ay önce
171 kez görüntülendi

kalkıp gideceksin

Bizim aklımızın bile almadıklarını, başkalarının midesi nasıl alıyor anlamadım. Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır. Her iltifata itibar etme! Kurban kesilmeden önce boynu okşanır. Ben hiç kimseyi öyle yarı yolda filan bırakmam. Aldığım yere geri iade ederim! Hayatta Üç Çeşit İnsandan Kork; Dağdan İnme, Dinden Dönme, Sonradan Görme. Ulaşamadığın kadına kaşar demeyeceksin paşam! Biraz delikanlı olup; bu beni aşar diyeceksin! O kadar. İnsan herkesi almamalı hayatına; özeli olmayanın, özlemi olmaz! Mazin kirlenmişse lekesi çoksa, güzelliğin neye yarar şerefin yoksa! Hak edene masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek. Sana sağır olana, sen dilsiz olacaksın. Gidişine illa bir isim konulacaksa; “Mal kaybı” diyelim. İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir? Öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür! Kafam dağınık olabilir ama kimi nereye koyduğumu asla unutmam! Bu saatten sonra ben başkasını düşünerek yazarım, sen de üstüne alınarak okursun! Haklısın güzelim; bizden adam olmaz, aşkı hala kalpte arıyoruz. Boş versene! Aşk mı kaldı artık? Herkes gördüğünü sever olmuş. Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş. Kanı bozuksa, bahaneyi sütte aramanın alemi yok ki… Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine birkaç kez ‘adam ol’ diye fısıldasaydı, biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik. Aşk için edilen yeminler yüzünden sığılmayacak cehenneme! Bazen hayata sağlam bir temizlik gerekir. İçini tüketen aşklara, hırpalanmış dostluklara, yanlış insanlara yol vermek gerekir. Hani derler ya ‘Özün neyse sözün de o olsun’ diye. Ben de diyorum ki; özü olmayanın söyleyecek sözü de olmasın! Keşke hep çocuk kalsaydım diye üzülme sevgilim. Çoğu zaman gözümde yeterince küçüksün zaten. Bir zamanlar ardından bakar ağlardım, şimdi dönüp arkama bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım, şimdi şerefsizim bir kibrit bile çakmam. Hani senin varlığın ‘fifi’ yokluğun da ‘tın’ ya; Benim varlığım ‘olay’ yokluğum çok kötü ‘koyar’.. Herkes kendine yakışanı yapmalıydı, bu yüzden sen de defolup gittin! Bel altında kalsaydı aklımız, ayaklar altında kalırdı adamlığımız. Sen! Anca benim falanıma filan olursun. Unutma! Kafamı çevirdiğim an yalan olursun. Unut beni demişsin hiç düşündün mü sevgilim sen hatırlanmaya değer misin? Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun, tadını kaçıranı hayatından çıkar… Gidişini umursamadığım gibi, gelişini de beklemediğim insanlar var! Bir kez ayrıldıktan sonra tekrar barışmak fayda etmez. Ya g*tü kalkmıştır, ya da sevgisi azalmıştır. Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir! Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir. Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır; Bırak gitsin! Hadi kaldır kadehi! Varsa şerefine, yoksa gidişine içelim. Rakıyı gören suyu, kadını gören yatağı düşünür olmuş… Oysa; ne içmesini bilen var, ne de sevmesini… Hiç bir savaşta kazanan bir devlet olmadı, biri insanını kaybetti, diğeri insanlığını! 2,5 gram beynin var onu da laf sokacağım diye kendini heder ediyorsun kıyamam. Gidene dur demekte neymiş? Asfalt bile dökeriz, maksat rahat yol alsın. Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum! Dostum ya da düşmanım olacaksan, ilk önce şerefli olacaksın! Bu dünyada gülmek istiyorsan; Ya kaderin güzel olacak ya da kafan… Hayal kırıklığım olup ayağıma batacaksan, bi çekil şöyle kenara! Yokluğumla iyi geçin, çünkü varlığım bir daha olmayacak! Rabbim bizden uzak tutsun, demir paradan daha bozuk insanları!

DostIuk; UnutuImayacak kadar güzeI ve sadece ender insanIar yaşanacak kadar özeIdir.
DostIarımı azaIttım, birde baktım düşmanIarım da azaImış!
Ben eIindeki değeri kaybedince biIenIerden değiI, değer verdiği için kaybedenIerdenim.
DostIuk para gibidir; eIde ediImesi koIay, korunması zordur!
Gerçek dostIar yıIdızIara benzer, karanIık çökünce iIk onIar görünür!
Sahte dost sabuna benzer; EIini yüzünü temizIedikten sonra ayağını kaydırır.
YaInızIığıma değer veriyorum ben sevgiIi dost. Oturtuyorum onu karşıma. Susturuyorum önce. Çünkü benimIe en çok konuşan o.
Hiç ellerin taşı bana değmez, ille bir arkadaşımın gülü yaralar beni.
Arkadaşını severken ölçülü sev. Belki bir gün düşmanın olabilir. Dargın olduğun zaman da ölçülü ol ki bir gün arkadaş olursun. Sonra da yaptığına pişman olursun.
Koca bir çölde kum tanesi olmak ya da okyanusta su damlası, ama en güzeli milyonlarca insan arasında senin arkadaşın olmak.
Hakiki arkadaşlık sıhhatten farksızdır; kıymeti, ancak elden gittikten sonra anlaşılır.
Arkadaş vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş. Biz arkadaşlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil, kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.

Gerçek arkadaşı olmamak, yalnızlığın en kötüsüdür.
Arkadaşlık ağlamaksa, yüreğindeki acıyı paylaşmaksa, üzüldüğünde sıcacık bir kucaksa ve arkadaşın için ateşe atılmaksa dünya durana dek arkadaşımsın.
İyi bir arkadaşı olanın aynaya ihtiyacı yoktur.
Yürek umutlara gebe olduğundan beri arkadaşlıklar ayrılıklara yenik düşmedi, yüreğimiz darağacındayken bile ölüme koşup arkadaşımızı sevmeyi bildik.
Güller, laleler, bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kırılır ama sağlam arkadaşlık ne solar ne de kırılır.
Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu yeşermez artık.
Dostluk çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun. Bizim dostluğumuz deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner iyi ki varsın.
Kaybetmeyi göze alamayacak kadar az arkadaşım var.
Arkadaşlık çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun. Bizim arkadaşlığımız deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner iyi ki varsın.
“Arkadaşlar, arkadaşlık diye bir şey yoktur” diye haykırdı ölmekte olan bilge; “Düşmanlar, düşman diye biri yoktur” diye haykırıyorum ben, yaşayan aptal.
Bir arkadaşınız, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir.
Gülmek senin tutkun olsun, eğer bir gün ağlarsan, o’da sevinçten olsun, bugünün dünden, yarında bugünden güzel olsun. Canım arkadaşım!
Arkadaşlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın. Düşmanlarınla öyle yaşa ki arkadaş olduğunda yüzün kızarmasın.

Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerinde yatan bir adam, emniyet ettiği bir arkadaşından düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur.
Yalnızlık kötü arkadaştan, iyi arkadaş da yalnızlıktan iyidir.
Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.
En vefakâr dostumuz gölgemizdir bilirsiniz. Ama unutmayın ki; o da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler.
Üç çeşit dost vardır: 1.Gıda gibidir her gün onu ararsın; 2.İlaç gibidir, bazen ihtiyaç duyduğunda arasın; 3.Hastalık gibidir o seni bulur.
En büyük iyilik, arkadaşına ikramda bulunmaktır.
Arkadaşınızın evinize sık sık gidin, çünkü kullanılmayan yolu çalılar bürür.
İyi arkadaş, yanında yükses sesle konuşup düşünebileceğin insandır.
Gerçek arkadaşlık iki bedende bir ruhtur.
Arkadaşlık her zaman gölge veren bir ağaçtır.şlıklar, sevgiler, aşklar yalan olsa da umrumda değil dünya yansa da biz dostu unutmayız dost uzakta olsa da.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık