sohbet


Sohbet ne demektir


Sohbet ne demektir? CEVAP Şimdi söyleşi diyorlar. Söyleşi, konuşarak vakit geçirme demektir; ama dinimizde, sohbetin tarifi başkadır. Sohbet, beraber olmak demektir. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir araya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnut olduğu şeyleri konuşması demektir. Kişinin kendinden üstün olanla beraber olmasının hakikati, o zata hizmettir. Aşağısında olanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu ikaz edip, kusurundan haberdar etmektir. Aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerinin hakikati, başkalarının, yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezden gelmektir Bir gün hiç ummadığın zamanda, bırakıp giden ümitler elleri dolu dolu geri gelir.Bir gün hayata dair umutlarını yitirmediğinde güneş ansızın doğar gönlünün semalarına.Bir gün güçlü olmak zorunda olduğunu öğrendiğinde yaşamanın renklerini görmeye başlarsın.Üstüste geldiğinde tüm sıkıntılar,bitti dediğinde gücünü kaybettiğinde yeşerir umutlar ama umudunu kaybetmediğinde En acı anında,gözyaşlarını umut ışıklarının kurutacağını unutma.Yaşamanın kıymetini bilmek için kaybetmeyi bekleme.Mutluluğu uzaklarda,hayallerde,gelecekte arama,geçmişe takılma.Yaşadığın zamanın gelecek için kurguladığın hayallerden daha gerçekçi olduğunu anımsa.Hayallerini şimdiki zamanın gerçekliği ile süsle süsleyebildiğin kadar.Bir gün yaşamaya karar ver.Yaşamak için,mutluluğun için çabala.Hayatın çabasız mutluluk lüksünü sunmadığını aklından çıkarma.Elde edebildiklerini her an yitirebileceğini,daim olanları kazanmanın yolunu ara.Daim olanın çok hassas olduğunu bilip nazikçe sar,sevgiyi sar ve koru gönlünde.Gönül yıkıp,gönlünün sağlam olmasını bekleme.Bir gün umudun temelleri ile hayatının rotasını gönlünün çizebileceğini aklından çıkarma.Aklını vicdanının hizmetine sun,kalbin fethetsin gönülleri o zaman.Kıymetini bilen de bilmeyen de sağolsun de yoluna devam et.Yaşamayı her daim umutla ayakta tutmayı bil,bilerek yaşa birgün.Hayata gözlerini açtığın her günün değerini hazmedip,gözle gördüğünü gönül ile sindir.Geçici olana hiç bitmeyecek gibi sarılırsan, yitirdiğinde sırtını çevirdiğin her şeye hayıflanırsın.Hayıflanmanın acısı sarar vicdanı.Dünyayı hiç bitmeyecek sanarken,sevdiğimiz her şeyi yitirirken geleceğe odaklı yaşayıp anı kaybettiğimizi bilmemek kabahat.Umudun gözlerini kör eden de yaşamı ertelemek değil mi zaten?Yaşamın hiç ummadığın zamanlar ve kişiler ile can bulabileceğini unutma.Bir gün anlam bulamadığında,yaşamı umursamadığında kapında belirecek umudun ancak sen istediğinde geleceğini bil.Yaşamda kaybedenler umudunu yitirenlerdir.Umudunu yitirenler yaşamı farketmeden gün tüketenlerdir.Bir gün anımsarsın geçmişi hüzünler içini kaplar veya tatlı bir gülümse eşliğinde anılara açılırsın uzun sessizliğinde.Bir gün vazgeçersin amaçlarından o zaman sessizliği bozacak bir işaret gelmez kaderden.Bir gün umudunu sakladığın yerde tesadüfen bulursun,tesadüf değildir aslında bu, kaybetmediğin umudun doğru anı beklemesidir Bir gün seversin,sakladığın umutların gücüne sayısız katkıda bulunursun.Bir gün sevginin karakterinin yansıması olduğunu görürsün.Ruhun kadar sevebilirsin,iç dünyanın güzelliği kadar  güzeldir sevgin de.Hayatı sevdiğin kadar sahiplenirsin.Bir gün tüm gücünü çekinmeden seven bir kalbin varlığına emanet edersin.Umuduna umudunu katar,zamanı adımlamaya devam edersin Çevremizi saran önyargı zincirleri ister istemez bizi de yakalıyor.Kalıplara koymayı seviyoruz insanları.Bir bakışla yargılayıp kendini yüceltme merasimleri düzenlemeyi çok seviyoruz.Bir insanı tanımak zamana sığdırılamaz ve tam anlamıyla tanıdım demek mümkün değildir,keşfettikçe derinliği çoğalır  ruhun ,sınırsız ruhun keşfinde  kaybolursunuz çoğu zaman.Bu nedenle önyargılar devreye girer hep,ne zaman yorulsa kaşif yönümüz kendimizi yargılarımıza teslim ederiz.Çok da sebebi vardır insanın hayatında haklı olabilecek.Sebeplerini çok az kişi anlayabilir ama sebeplerin açıklamasını yapma zorunluluğumuz var mı ki?En büyük mücadele kendimize karşı zafer ilan edebildiğimiz mücadeledir zaten.Önyargıları sımsıkı bağlasak düşüncelerden uzak bir yere, yine bir çaresini bulur kurtulur.Kıyafetine,tipine,bir sürü hafif sebebe gözlerine önyargı okları yerleştirir.Yay da kendini besleyen egonun kendisi olur.Bu sebeple çok açık gerçek, önyargıları hapsetmenin yolunu bulmalı herkes.Bunun için eminim dünya turuna çıkmaya lüzum yok.Kendini mütevazi kılmanın yolları da kolay..Kendimizi tanımaya çalışsak başkalarını tanımanın o kadar basit olmadığını anlarız.Her geçen gün değişmiyor muyuz?Değişimin içinde kendimizi tanımaya dair koşturmamız hiç bitmiyor ki.Ama gözler kendinden öte başkalarının hata ve eksiklerine yönelmeyi hep fırsat bilir.Sanki kendi nefsi melekliğe bürünmüş gibi…Bu sebeple zorlukla kazandığımız iyiliklerimizi dilimizle heder ederiz,dilin ucunda sivri bir mızrak misali her an hatalı veya boş bir kelimeden başka kalplere saplanmayı bekleyen savaşçılar vardır.Bu nedenle dinlemek kıymetli.Dinledikçe kelimeleri kalplerde gülistan oluşturacak şekillere büründürebiliriz.ve her şeye rağmen karamsarlık bulutlarını defalarca umut güneşimizle dağıtalım,karakteri bozuk bir kaç kişiden dolayı tüm insanlığı silip,genellemelere mahkum olmayalım.Güvenmemeyi değil güvenimizi yitirmemeyi düstur edinelim.Koskaca denizin sayılı damlayla kirlenmesine izin vermemeli..Daima tüm denizi berrak tutacak dalgaların özgürlüğünü ruhumuzda taşıyalım.Özgürlük hoyratlık değil güçlü olabilmek adına sağlam dimdik durabilmek..Bunun da ancak nefreti saf dışı bırakarak ancak  saf sevgiyle yapabileceğimizi bilmeli.Bildiklerimiz yanımızda ,bilmediklerimiz yaşamın sürprizi diyerek yaşamak için hep devam etmeli.Belki bildiklerimizin çoğunu yapacak gücü bulamayacağız yine de çabalamalı.Denemeden pes etmenin vicdanı ile yenilginin vicdanı çok ayrıdır çünkü.Yaşama inat yaşayalım…




Kategori
: Sohbet odaları
Yazar
: admin
Etiketler
: , ,


Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?