5 Saniye icinde kanallar acilmazsa BURAYA TIKLAYARAK izin veriniz.

Hayat üzerine sohbet

Hayat üzerine sohbet Hayatımıza biz yön verdiğimizi düşünüyoruz ama hayatımıza girenleri, çıkanları, hayatımızda var olanları yine de biz belirleyemiyoruz çoğu zaman.Kimi zaman sıradan kimi zaman sıra dışı hayatımız Sıradan ve sıradışı kavramlarının anlamını herkes kendi hayatına yükler… Bazı zamanlar öyle şeyler olur ki her şey üst üste gelir Zor günlerinizde her şeyin ters gittiği günlerde yanınızda olan insanları kaybetmemek gerek. Hayatı ıskalamamalı, sıkıca tutunmalı ve ümidimizi kaybetmemeliyiz. Hayat bu neyin nasıl gideceğini biz bilemeyiz ki Hakkın karşımıza çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim olmak gerekmiyor mu? Bırak hayat sana rağmen değil seninle birlikte aksın, bırak ne olacaksa olsun Bir de şu var biz hayatta hep her şeyin en iyisini, en mükemmelini istiyoruz e tabiki hayatında en güzelini Hayattan ne bekliyorsak önce biz onu ona vermeliyiz Hayat sende başlıyor aslında, sen kendini seversen hayatta seni sever eğer hayat hep sana dikenlerini gösteriyorsa merak etme gülün gelmesi yakındır İlle de bir şeye benzetecekseniz hayatı bataklığa benzetin mesela, içine gireni yavaşça dibe çeken bir bataklığa… Ve ille de ikiye üçe ayıracaksanız insanları buna göre ayırın; bataklığa girmeden etrafından dolananlar mesela daha başında uzun da olsa bir yolu sırtlamayı göze alanlar ve er yada geç başarıya ulaşacak olanlar, ve bataklığa girerek karşıya geçmeye çalışanlar mesela ama battıklarının farkına erkenden varıp hızlananlar ve sonunda karşıya geçenler, ve elbette bataklığa girdiğinin farkına varsalarda toparlayamayanlar battıkça batanlar elbette birde doğuştan farklı olanlar var yani bir şeyleri geçmek, güçlenmek için bir başkalarının üzerine basanlar güç kaybedenlerden güç kazananlar ki onları anlatmaya gerek yok insanlıklarını bir yerlerde bıraksalarda günümüzde en çok kıskanılanlar da onlar sanırım İnsan bir bataklığa girdi mi ya erkenden uyanmalı mevzuyu ve hızlanmalı bir şekilde, kurtarmalı kendini oradan ya da her geçen gün ağırlaştığı ve nefes almakta zorlandığı o bataklıktan bir başkası tarafından uzatılan bir dal sayesinde kurtulmalı. Aslında hayat yani bu belirsiz bataklık parayı yada statüyü düşünmeye gerek duyulmayacak kadar kısa bir olgu belki bugün öleceksiniz, belki yarın ve tabi belki upuzun bir ömrünüz olacak. Hiç birinin bir garantisi olmadığı gibi hiçbirine göre de yaşamamak gerek keza içlerinden birine şartlandırırsanız kendinizi çıkmaza girdiniz demektir. Ve işte hayatın bu belirsizliği nedeniyle sahip olduğunuza kaybetmemeniz gereken de çok az öğe vardır hepimizin yakinen bildiği ama nedense çok da kolay kaybettiğimiz şeyler bunlar; ailemiz, dostlarımız, aşkımız Dostluk biraz tesadüfi bir kavram sonuç itibariyle hangi çevrede doğduğunuz, hangi çevrede okuduğunuz yada çalıştığınız bu konuda belirleyici oluyor ama her çevrede, okulda yada işte dostunuz olmayı hak eden insanlar olacaktır burada devreye karşılıklı özveri, beklentisiz yapılan iyilikler ve zor zamanda yanında olmak gibi bir sürü şey giriyor ki tam da bu yüzden dostluk öyle hemen tanımlanabilecek yada hemen karar verilebilecek bir kavram değil bugün dostum dediğiniz bir insan ile yarın merhaba merhaba olabiliyorsunuz fakat yıllar sonra o kişinin gerçek dostunuz olmayacağının da garantisi yok, bu yüzdende onun size gerçekten dost yada sizin ona gerçekten dost olup olamadığınızın kararını çoğu şeyin hakimi zaman veriyor ve dostluğu bu nedenlerle bir sınava benzetecek olursak sınavın ne zaman biteceği de hiç belli olmuyor Ve kaderimizin düzgün yazılmasını ümit ettiğimiz bir diğer ve en kaybedilmemesi gereken şey; aşk! Arkadaşlığın, dostluğun aksine çok daha nadir çıkar karşınıza, ve hatta beklide yalnızca bir defa. Yarın ne olacağınızı bilmediğiniz bu hayatta kaybetmemeniz gereken en önemli şeyde bu yüzden sevginizdir İnsanın kendini görmezden geldiği, kendini değiştirebildiği yeryüzünde insan olduğu günden bu yana var olsa da sırrı halen çözülemeyen tek şey olan aşk hayatın belki de tek anlamı.Bu hayatta başka ne insana soğuk bir havada üzerine örtmek yerine bir yorgana sarılmasını sağlayabilir, bu hayatta hangi duygu yada madde insana yanında olmayan bir kişinin kokusunu hissettirebilir, yanında olmadığı halde tenine dokundurabilir? Bilmiyorum aşık oldunuz mu? Yani tüm fizik kurallarını hiçe saydınız mı? Dünyanın aslında kendi ekseni yada güneş etrafında değil de sizin için yalnızca onun etrafında döndüğünün farkına vardınız mı? Bugüne kadar kazandığınız yada kaybettiğiniz şeylerin aslında bir hiç olduğunun farkına vardınız mı? Bu yüzden duygularını söylemekten çekinen bir toplum olsak da sevdiklerinize gönülden bir Seni Seviyorum demeye çekinmeyin, söylemek için başka vaktiniz olmayabilir.

Dostluk üzerine sohbet

Dostluk üzerine sohbet yalandan,ikiyüzlülükten,sahtelikten uzak,samimiyetin,paylaşımın ve doğallığın olduğu karakterlerde barınabilir ancak.Karakterine yalan alışkanlığı bulaşmış,yüzüne yalan tebessümlerin yerleştiği bir şahsiyetten ancak dost görünümlü düşmanlar olur.Görünümlü dedim çünkü artık günümüzde düşmanlıkta sahtekarlıkla yapılıyor.İnsanı en çok üzen noktada değer verilecek insanlarda yanılması oluyor.Sevgi de emektir,zaman ile emek verdiğin,değer biçtiğin insanların yüreklerinin aslında göründüğü gibi olmadığını anladığın an dostluk kavramına inancını da yitirdiğini anlıyorsun.Bir insanı kazanmak çok güçtür,sevgi zor elde edilir ama çok kolayda yitirilebilir.Dostluk güvendir,inanmaktır,kendin için istediğini dostuna da istemektir.Yalan söylemek değildir!Kötülüğünü,üzgün olmasını istemek değildir.Dostluk sağlam karakterlerin karşılıklı kurabileceği bir bağdır.Ötesinde yanılıp yanlış insanları dost edindiğinde hayalkırıklığı ile tanışmak çok uzun sürmez.Hayalkırıklığını kendine kızmakla beslersin.Ben nasıl oldu da bu insanı tanıyamadım diye hayıflanırsın.Belki tanımak için çok fırsat çıktı da hani iyi insan olacağız ya hataları hoşgörmüşüz geçmişizdir.Sonra bir bakarsın dostun dediğin kişi artık sana çok uzaktır.Yabancı bir insanın bile değeri gözünüzde daha fazla olmuştur.Dostluk paylaşmaktır;sırrını sır bilmektir,acısını acı bilmek,düşmanını düşman tanımaktır,ricaya bile minnet etmesini beklemeden ona iyilikte bulunmaktır.Dostluk yalanlarla örülmüş,süslü kelimelerle örtülmüş sahte konuşmalar,sahte samimiyetlikler değildir!Bir insan sana değer veriyorsa değerlidir çünkü değeri olmayandan dostlukta beklenmez.Dost kızgınlığında,üzüntülü anlarında zayıf noktalarını görüp mutlu olan kişi de değildir.Zayıf noktalarını bilipte sonra suistimal eden kişi de değildir.Dost iyi gününde değil kötü gününde ve sonrasında anlaşılan,yapılan iyiliklere nankörlük edecek kadar acizleşmiş kişi de değildir.Bu nedenle insan dostuna benzer,ve insan yine hataya meyilli,yanılmaya açık olduğundan bazen dost seçiminde başarısız olur ki o zaman ne kendine kızman seni iyi hissettirir ne de o kişiye sitem etmek;çünkü sitemde bir beklentidir.Ozaman hayata,insanlara küsersin bir dahaki güvenin oluşması için güçlü zırhlar takınırsın kendine.O zırhın içinde biraz mesafe,biraz tereddüt ve biraz da güvensizlik vardır.O zaman dostluk çok boş bir lakırtı kalır insanın kalbinde.Eğer hayat size karakterli bir insanın,sevgi dolu bir insanın dostluğunu sundu ise bunu samimiyetsizlikle ve yalan ile yıkacak cesaretiniz varsa sizi sadece aciz diye nitelendiririm.Kendini çok şey sanan acizler.Dost demek kuyu kazmak değil,verilen kıymeti o kazdığın kuyuya kendi ellerinle atmak da değil.Sen insanların mutsuzluğundan,güveninden kötülük oluşturabiliyorsan zaten bunu ancak bozuk bir kişilik yapabilir ki şaşmamakta gerekir Peki dostluk? Dostluk sizin için tam olarak neyi ifade ediyor? Çok iyi bir arkadaşlık? Uzun süreli bir arkadaşlık? Mutlaka herkesin kafasında bir dost profili vardır ve dostunu veya dostlarını bulmuştur, belkide bulduğunu zannediyordur. Bence dostluk bu kadar basit değildir. Olmamalıdır. Benim gözümde “çok iyi arkadaşlık” ifadesi dostluk için bir hakarettir. Dostluk arkadaşlığın çok üzerinde birşeydir Ne zaman mı anlaşılır dost? Ne zamanki dertli olduğun zaman, moralin bozuk olduğu zaman atlayıp gelen birisi var, yanına giderken cebindeki parayı, üstündeki elbiseyi düşünmeden gidebiliyorsun, ne zaman onun sorunlarına kendi sorunlarınmış gibi üzülüyorsun, mutluluklarına için kıpır kıpır ortak olabiliyorsun işte odur dostun. Dost böyledir işte. Dostluk mantıkla olmaz, sırf duygu yüklüdür ve karşılıklıdır. Zorla güzellik olur ama dostluk olmaz. Eğer dostsan ve dostun çaresizse, hiçkimse onun yanında değilken bile sen onu düşünürsün, nerede olduğunu düşünmeden kalkıp gidersin dostuna. Dostluk kutsaldır ve öyle olmalıdır. Hocamın bir sözü vardı, “dostluk iyidir, bir dostunuz olsun mutlaka” diye. Bence böyle birşey yok işte. Bir arkadaşınla sırf dost olmak için dost olamazsın. Bunu planlayamazsın. İstemek yeterli değildir. Acaba dostmuyuz diye düşünüyorsan çok düşünme zaten olamamışsındır. Ama gerçekten bir dostunuz varsa da diğer insanların size ne dediği, nasıl moralinizi bozduğu önemli değildir. Onlar sizi yalnız bırakamaz, bir köşeye sıkıştıramaz çünkü sizin her zaman gidebileceğiniz, sığınabileceğiniz bir dostunuz vardır. Dost sizi her halinizle kabullenir, sizi anlar, ve senin için rahat yoksa onun içinde yoktur. İşte bu yüzden dostluk kolay bulunur bir maden değildir.

Sevgi üzerine sohbet

Amacımız.sevgi,saygı,hoşgörü içerisinde,aile sıcaklığı ortamında, her kesimden ve her yaşa hitaben.ayrım yapmadan,kalıcı dostluklar yeni arkadaşlıklar edinmeye yardımcı olmak Sizleri her zaman aramızda görmek ve sürekli misafirimiz olmanızı dileriz Sohbet etmek insanın sıkıntılarını atar, sakinleştirir ve daha rahat konuma gelmesini sağlar. Yeni kişiler ile tanışmak için önemli bir faktördür sohbet etmek sohbet katıldığınız ilden yada diğer illerden bay ve bayan kullanıcılarla sohbet ederek, seviyeli konuşarak yeni arkadaşınızı bulacaksınız Aşktan, sevgiden, dostluktan, arkadaşlıktan konuşacağınız konularla yeni arkadaşlarınızla diğer arkadaşlarınızla keyif dolu anlar geçireceksiniz İyisiyle kötüsüyle, her şeyiyle yaşamalı hayatı. Bu şekilde yaşamalı ki insanlar elindekilerin kıymetini bilsin. Sizin beğenmediğiniz, ah vah ettiğiniz bir hayat kimilerinin düşüdür belki de. Biz hep daha fazlasını isterken hayattan, kimileri de bizim yaşadığımız hayatı istiyor olabilir. Bayan arkadaş bulmak bizim için sıradan gelebilir. Ancak bir dost sohbetinin özlemini çeken insanlar olduğunu sakın unutmayın. Hayata isyan edip, sıkıntı çekmek yerine, biraz daha olumlu düşünerek sohbet ile yalnızlığın acısını hafifletebilirsiniz. Önemli olan hayattan en az acıyla kurtularak, yaşadıklarımızdan ders almayı bilerek yaşamaktır. Ve kendinizi rahatlatmanın en güzel yollarından biri olan sohbet yeniden mutlu olun İnsanlara hitap ederken lafın nereye gideceğini düşünün. Kırıcı olmaktan kaçının. İnsanları incitmekten çekinin. İçimden çıkan lafların etrafı, yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime. Yan! Diyorum içime. Sadece sen yan! Ve dayan! Diyorum gönlüme! Herkes mutlu olsun! Sen dayan. Bu sözler insan da birçok duygu uyandırır dostluğun önemini, aşk ve sevgi gibi güzel duyguları ifade eder Hayalleriniz düşleriniz hiç bitmesin. İnsanlar hayal ettikleri sürece mutlu olabilirler. Bir beklentisi olmadan, hayal kurmadan yaşamak biraz güçtür. Beklediği, umut ettiği bir şeyleri olmalı insanın. Hayatta kalmak zorlar insanı. Sırtımızı güvende yaslayabileceğimiz bir yoldaşa bir arkadaşa ihtiyaç duyarız. Aslında herkes âşık olmak sevmek sevilmek ister milyonlarca insanın vaktini dolu dolu, keyifli ve eğlenceli geçirmesine yardımcı oluyor. Bu sohbet ortamlarını genel olarak yalnızlıktan sıkılmış olan, geniş bir çevresi bulunmayan ve içine kapanık ruh halinden kurtulmak isteyen insanlar tercih edebiliyor. Bu ortamlarda üzerlerindeki çekingenliği atan insanlar; yeni yeni arkadaşlar ve dostlar edinme fırsatı yakalıyor ve bu sayede çevresini de bir hayli genişletiyor. farklı illerden ve bölgelerden birçok insan da rahatlıkla bu sohbet odalarına giriş yapabiliyor Sıkı dostlukların kurulduğu, yeni arkadaşların edinildiği bu sohbet odaları insanların birbirleri ile iyi iletişimler kurmalarına da yardımcı oluyor İnsanlar bu odalarda kendi illerindeki insanlarla konuşabilmektedirler. Türkiye’deki bütün iller için farklı farklı sohbet ve chat odaları açılmış olmaktadır. Böylece insanlar bu odalarda, sadece kendi illerinden kişilerle değil, istedikleri ilden veya istedikleri bölgeden farklı farklık kişilerle konuşabilmelerine olanak sağlamaktadır.

Arkadaşlık üzerine sohbet

Arkadaşlık kavramının evrensel bir tanımı yoktur. Her kişiye göre arkadaşlık kavramının içi başka değerlerle doldurulabilir. Tıpkı aşk gibi..İçinde yaşadığım dönem gereği arkadaşlarımın birbirleri ile olan sorunlarını izleyip, analiz ettikçe bazen susmanın konuşmaktan daha iyi olduğuna inancım artıyor. Peki arkadaşlık nasıl olmalıdır? Milli değerlerimiz arkadaşlık üzerine hangi notları düştü? Dinimizde arkadaşlık nasıl tanımlanır? Nasıl iyi bir arkadaş oluruz? Bu soruları daha da çoğaltabiliriz ancak bu sorulara vereceğimiz cevaplardan ziyade arkadaşlık sorumluluğunu ne kadar fiiliyatta yerine getirdiğimiz önemlidir. Arkadaşlar arasında birbirine karşı yapılmış hatalar olabilir. Önemli olan hatalı için hatayı kabul etmek hata işlenenin ise hatalı affetmesidir. Affetmek bir erdem ise affetmek için bahaneler aramalıyız. Arkadaşlarımızı kategorize etmek yerine her bir arkadaşımızla iyi geçinmeli, paylaşımlarımızın fazla olduğu arkadaşlarımızı da incitmekten,kırmaktan itina ile çekinmeliyiz. Bize karşı arkadaşımız tarafından bir hata işlenmişse mazeretini dinlemeli, itimat etmiyorsak dahi mazeretini mazur görmeliyiz. Arkadaşın hakkına riayet etmeliyiz. İki arkadaş iki ele benzer. Biri diğerini nasıl yıkayıp temizler, nasıl ki el, ayak ve bütün uzuvlarımız bize yük olmayıp, bir hususta yardımcı ise, biz de arkadaşımıza yük değil, yardımcı olmaya çalışmalıyız! Karşılık beklemeden yardımınakoşmalıyız! Daima onu kendimize tercih etmeliyiz! Nitekim Peygamber efendimiz, iki misvaktan düzgün olanını arkadaşına verip eğri olanını aldığı zaman, arkadaşının, ”Doğru misvaka benden çok siz layıksınız’‘ demesi üzerine, şöyle buyurmuşlardır.”Bir kimse, biriyle bir an sohbette bulunsa, kıyamet günü, ona arkadaşlık hakkına, riayet edip etmediği sorulacaktır.” (İmam Gazali) Arkadaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirmenin verdiği huzuru tattığınızda kendinizden çok arkadaşlarınızı memnun etmenin yollarını aramaya başlarsınız. Bir çok şeyde olduğu gibi arkadaşlık konusunda da babamdan çok şey öğrenmişimdir. Bana bol bol arkadaşlarımla vakit geçirmem için telkinlerde bulunur, arkadaşlarımla iyi ilişkiler içerisinde olmam için nasihatler verirdi.Bir keresinde samimiyetimin hat safhada olduğu bir arkadaşımla girdiğim münakaşa sonunda ”iki kişi anlaşabiliyorsa birinin alttan alması ile olur” demiş ve alttan alan taraf olmam gerektiğini öğretmişti. Etrafımda arkadaşları ile problemler yaşayanları gördükçe babamın bu konu üzerine neden bu kadar eğildiğini anlıyorum. Dostlarımı incitmekten, arkadaşlarımı kırmaktan korkarım. Arkadaşlık üzerine daha çok kelamlar edebilir , saatlerce sohbetler yapabiliriz ancak şu cümleler ile tamamlamak en doğrusu olacaktır.

Samimiyet üzerine sohbet

Samimiyet üzerine sohbet Güzel ve şık cümlelere alışkın kulaklarımız artık işitmek için samimiyete ihtiyaç duyuyor.Güzel sözlerin ardından destekleyici bir samimiyeti yakalamak istiyoruz.Her davranışta,yaşayışta,konuşmada,kısaca yaşamın ta kendisininde odak noktada samimiyet olmayınca olmuyor.Ya yarım kalıyor samimi olmayan her neyse yada güven yıkıyor.Samimi olunmayan her hikaye yarım kalmaya mahkum..İçtenliği bir seçenek değil mecburiyet diye algılamalı.Samimi bulmadığımız hiçbir sözü söyleyerek dilimizi yalancı çıkarmamalıyız.Uhrevi güzellikler bu içtenlik paralelinden uzaklaştığın zaman gittikçe küçülen bir nokta halini alacaktır adeta.Uhrevi güzelliklerin yok olduğu gönülde maddi varlıklar ne derece bol olsa da bu kez iç dünyanın huzurunda derin boşluklar açılır.Muhtemelen bu boşluklara kişinin kendisi düşer ama sebeplerini hep dışarıda arar kişi.İnsan en büyük yenilgileri de en kıymetli kazançlarıda kendi kendine yapar.Asıl keşif kendini bilmekten geçiyor.O zaman gönül hanesine bol bol samimiyeti dağıtmalı.Yaptığın işte,söylediğin sözde,kalpte samimiyet bulunmadıkça hayır aramakta bulmakta imkansızdır.Güzelliklerin doğum yeri kalptir.Kişinin gönül güzelliği davranışlarına.sözlerine yansır.Yalan ve nice kötü huyların yabani ot misali kaplandığı gönülde samimiyetin çimleri yeşeremez.Nedir bu samimiyet?Yaşamımıza yön vermemiz için gerekli olan maddi ve manevi tüm unsurları kalpten bir istek ve içtenlikle yapmaktır.Gönlü inandığın şeylerin rengiyle kaplayıp düşünce ve duygularını bu samimiyetle boyamaktır.Diğer türlü yarım kalır çünkü yapaylıktan gelen her durum sonunda kendini gerçeğin önünde bulacaktır.İnsan kendi gerçeklerine sağır olmamalıdır.Gerçekliğini önce kendine anlatabilmelidir ki kendini de bir yalana inandırmış olmasın.Kendini tanıdıktan sonra olumlu ve güzel doğrultuda gelişime açık olması için tek anahtar samimiyettir.Bazı insanların yaşam coşkusunu gözlerinden okursunuz.Bu yaşamak için çarpan kalbin samimi yansımasıdır.Bazı insanların sözlerine ehemmiyet verirsiniz;bu kalbinin samimiyetine bir misalidir.Bazı insanların inancını hayatının her karesinde görürsünüz;bu inancını ne kadar içten yaşadığının göstergesidir.Bazı insanlara en edebi ve süslü konuşmalarına rağmen ısınamazsınız;bu samimiyetin noksanlığındandır.Her durumda samimiyet karakterin güçlenmesine giden en pratik yoldur.Hiçbir oyunculuk kalpte olanları saklayacak kadar mahir değildir.Bu sebepten samimiyeti hayatımıza yaymak için sevgi ve inancın derinliğine açılacak isteği kalbimize yerleştirmek lazım.Sözleri ve davranışları eşit kılmak lazım Gerçek dostluk diye başlayacaktım yazıya aslında ama düşündüm de gerçek dostluk demek; herkese dost diyenler içindir.. Dost dediğin tek anlam içerir zaten oda açık ve gerçektir.. O yüzden gerçek dost demeye gerek yoktur. Çok farklı şeyler birbirinden. Gerçek dostluğa önem veriyorsan herkese dostum deme ve o kavramın içini boşaltma Hayat bazen insana o kadar ağır geliyor ki ne yapacağını bilemez hale getiriyor kişiyi. Eminim herkes yaşamıştır bu durumu. Kendimizle çeliştiğimiz zamanlar geldi hiç yok yere boşu boşuna efkarlandığımız günler oldu. İşte o anda yanınızda olmasını istediğiniz kişilerdir dostlarımız Hayatın bize sunduğu en büyük süprizdir bence Dost.. Çünkü böyle tam dibe vurduğun anlarda artık herşey bitti dediğin anda uzatır sana elini. Alır ve çeker seni her şeyin herkesin arasından. Bu dostluklarda yeni tanıdığın çok daha kıymetlidir sanırım. Bilindik varoluşları önemlidir elbette ama yıllar ilerledikçe insan olgunlaştıkça o zaman gerçekten seçici davranıyor. Büyüdükçe daha çok düşünmeye, öğrendikçe daha özenli seçmeye başlar insan yakınındakileri. Ne çocuk acemiliği kalmıştır artık, ne gençliğin körpe heyecanı. Artık kazanmış olur insan gerçek dostluğun anlamını, manasını.. İşte bu yüzden diyorum yeniler daha özeldir hayatımızda Kimileri öylesine umutsuzluğa kapılır ki dostluğa olan inancını kaybeder gerçekte dostluğun olup olmadığını sorgular duruma gelir. Umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor çünkü hiç tahmin etmediğiniz bir anda karşınıza çıkıyor ve sizin o zor günlerinizde yüzünüzü güldürebiliyor ki zaten öyle de oluyor Ama gerçekten o samimiyeti hissettiğinizde onu kaybetmekten korkmalısınız Yada düşündüm de korkmamalısınız yaa. Dost bu ya kaybetme korkusu onda son bulmalı. Ağzımıza her geleni de söylesek, moralini de bozsak demediğimizi bırakmasak bile dost bu umurunda değildir ki ? Zaten gerçek dostlar birbirlerini hiçbir zaman gerçekten kıramazlar. Karakterlerine bağlı olarak çok kötü sözler de söyleseler o sözlerin hiçbirini içten söylememişlerdir. O kadar laf söyler bi sırıtır sende sırıtırsın olay orda biter işte.. İyi bilirler dostlar bunları… Kaybetme korkusu olmaz ama değerlerini çok iyi bilmek gerekir Yani böyle her iyi anlaştığın her iyi vakit geçirip beraber gülüp eğlendiğin dostun değildir. Arkadaşın olabilir yada yakın arkadaş denebilir ama dost diyorsan eğer o senin en berbat halini de bilip kabullenebilen kişidir. Bir insanı böyle her haliyle en iyi gününde olduğu gibi en kötü anında da kabul etmek herkesin yapabileceği bir şey değildir. Herkes yapamadığından dostlukların sayısı az, özü fazladır.. Denmemeli işte benim 3-5 dostum var diye. Bu yanılgıya düşmemeli insan. Hepsi işte sanal insanların real gördüğümüz geçici körlüğümüzdür. Bu Dost sıfatını öyle olmadık insana/insanlara yakıştırıp sonra kendimizi de değerli sanabiliyoruz bazen. Ne kadar dost dersen de laftan öteye geçmiyor(muş). Sadece ortak yaşantıların bir araya getirdiği insanlar olarak zamanın gerektirdiklerini yaşıyoruz. O hani beraber dökülen gözyaşları, birlikte yapılan salaklıklar herşey işte herşey bir cümle ile çıkıverir hayatınızdan işte o zaman geride sadece mide bulantısı bırakır O zaman ney yapıyormuşuz her önümüze gelene, her güzel vakit geçirdiğimiz bişeyler paylaştığımız, en çok vakit geçirdiğimiz kişilere hemen dost samimiyet sıfatını yakıştırıp o bu saf kavramı kirletmiyormuşuz Hani denebilir dost olmak yıllar sürer diye ama hiçte öyle değilmiş. Gerçek dost samimiyetine o anda inandığın o denli de güvendiğin kişiyi karşında görmekmiş. O en zor anında onun varlığını her zaman yanında hissetmekmiş. Çevrendeki herkese geçirdiğin süreyle orantılı olarak yakınlaşırsın ya dost böyle değil işte, farklı çok farklı bişey ılların arkadaşlığını samimiyetini yaşayabilirsin o kişiyle. İnsana tüm yaşanan yalan arkadaşlıkları, çıkara dayalı dostlukları bir anda silip attırabiliyor.